menu Menü

Kahkahası olan bir slogan

herkes nasıl da haklı birinden bir şey beklerken, biliyorlar

çoraplarımızın ve küpelerimizinbayraklarımızın ve renklerimizinbiz yan yana durmadıkça eşi yokbu yüzden birlikteyiz meydanlarda  siz de varsınız elbetteelinizde sopayla ve kininizleve megafonlardan slogan atmayalım diyen sesinizle iffet kahkahayla yırtılan bir şeymişbuna da bir kahkaha sevgili zıplayanlar  rahatsızlar,  işte tam bu yüzden tüm bu beklentilerin onları çıplak bıraktığı daalıp tenlerine sürdüğü kaygı da                                                        burada işte görüyorlar, korkuyorlarherkes nasıl da haklı birinden bir […]

Devamını oku


Bir Portre Olarak Cemil Kavukçu'yu Okumak

Cemil Kavukçu’nun beslendiği erkek figürlerinin keşfi yine bu döneme denk düşer. “Çok istediğim halde yeterince tanıyamadığım biri “ diye tanımladığı babası ile kuramadığı iletişim yıllar sonra işleyeceği erkek dünyasının hezeyanlarının tohumudur. Çıkış yolları kapanmış, mutsuz, kaybetmiş ama bunun altında ezilmemiş erkekler.

 “Evimizin arka bahçesi okuduğum çizgi romanlara ve izlediğim filmlere göre kovboy kasabası, Kızılderili bölgesi, şövalyelerin çarpıştığı bir ortaçağ kalesi ya da korsanlara karşı kendimizi savunduğumuz engin bir deniz olurdu. Bütün oyuncaklarımızı kendimiz yapardık. Film gibi konulu oyunlar oynardık. Oyunların senaryoları o an oluşurdu. Yaşamımın en tasasız en mutlu günleriydi. Yıllar sonra Sait Faik’in “Bir Bahçe” […]

Devamını oku


Yakılan Ateştir Orada

"Yakılan ateştir orada, ağıt derler." diyerek sırtlarındaki ilk kumaş toplarını ikinci katın kapısına serdiler. Bir kulağıyla onları dinleyen han esnafına memleketlerini anlatırken ayaklarının altında kayan temelin kıpırtısını hissetmediler. Üç genç dikleşen sırtları, genişleyen ciğerleri, pembeleşen yüzleriyle hanın dış kapısına çıktı. Sokak esnafı; camekânların ardından gençlere, kamyona, kumaşlara ve han esnafının yersiz coşkusuna hayretle bakıyor, bu coşkuya mana arıyordu. Gençler büyük bir telaşla ikinci topları kaldırdı. Sırtlarına çöken kumaş topları güzelliğini gitgide yitiriyordu. Esnaf bu kez durulmuş vaziyette, taburelerinde kahvelerini içiyor, boğazdan esen ılık rüzgârı dinliyordu.

Gençlerden biri yokuşun daraldığı, dükkânların seyreldiği yerden öne atıldı. Ellerini çırparak sokağı ikiye ayıran kamyonun önünü kesti. Peşinden gelen iki gençle beraber tarihi hanın mühürlenmiş kapısını söküp yetmiş yıldır adım atılmayan dar avlusuna girdi. İki avlulu bu hanın denize bakan odaları birer birer çöküp; bu odalarda kalan bekârlar, taşradan kente göçen işçiler ve memleketin bir […]

Devamını oku


Presokratik Dönemde Lento: Elealı Parmenides

ParmenidesSokrates-öncesi doğa filozofudur ve M.Ö. 515-460 yılları arasındaki bir tarihte İtalya’daki Yunan koloni kenti olan Elea'da yaşadığı bilinmektedir (Diogenes, 2007).  Geleneksel yazım teknikleriyle terkip edilen kozmolojik şiiri sayesinde, Eski Yunan felsefesinin en derin ve zorlu düşünürleri arasında yerini almıştır. Parmenides’in aynı zamanda döneminin yasama ve yönetmesinde figür olduğu literatürde geçmektedir. Ona göre, evrende değişim nesnesi yoktur; var olan gerçek, kalıcı, sürekli ve mutlaktır.  

Parmenides, Sokrates-öncesi doğa filozofudur ve M.Ö. 515-460 yılları arasındaki bir tarihte İtalya’daki Yunan koloni kenti olan Elea’da yaşadığı bilinmektedir (Diogenes, 2007).  Geleneksel yazım teknikleriyle terkip edilen kozmolojik şiiri sayesinde, Eski Yunan felsefesinin en derin ve zorlu düşünürleri arasında yerini almıştır. Parmenides’in aynı zamanda döneminin yasama ve yönetmesinde figür olduğu literatürde geçmektedir. Ona göre, evrende değişim nesnesi yoktur; […]

Devamını oku


Yakarış

bir ağaç eğilmeyecek artık üstümüze

Görmedi orada hiç kimseduvara yansıyan gölgelerin içimizden sıçradığını.Duymadı insanlarkavrayış belleğinde yitirdiğimiz boşluğunzihnimizde çınladığınıne eller dokunabildi karanlık çehrene ne göz ucuyla bakabildikyalnızca kitaplar indirdikdüşen bir tuğla gibi avuçlarımızaiyice anlaşılsın iyice kavransın diye bu bekleyiş faslısona sakladık ilk önce söyleyeceklerimizi. Bizi göğsüne bastıracak göğe sesleniyorum!utanma bir kez daha yaratmak için nazlanma ateşten ordularıonlar, bu küflü dünyanınbalçıklı deryasından kurtarmak için insan soyumuzuhakikati […]

Devamını oku


Turuncunuz Bol Olsun!

Keyfiniz kaçtığında onu geri getirmek için uğraşır mısınız? Povilas gibi kayıp ilanı asmak iyi bir fikir olabilir mi? “Bir adet keyif. Bulanların…” Ya da internette aramak? Peki ya hiçbiri sonuç vermezse? Bu durumda bir salıncak bulup sallanıncaya kadar canınız sıkkın kalabilir. Sorun değil, o zamana kadar nasılsa karşınıza sizi neşelendirebilecek turuncu bir şey çıkar. Ne de olsa neşeli şeyler çoğu zaman turunç rengidir. Ve beklemediğimiz anda ortaya çıkmalarıyla ünlüdürler.

Mutluluk Bir Tilkidir (Yazan: Evelina Daciūtė. Resimleyen: Aušra Kiudulaite. Tikra Kynga, 2016. 48 sayfa. Türkçeleştiren: Lora Sarı. Hippo Yayınları, 2019) üzerine Keyfiniz kaçtığında onu geri getirmek için uğraşır mısınız? Povilas gibi kayıp ilanı asmak iyi bir fikir olabilir mi? “Bir adet keyif. Bulanların…” Ya da internette aramak? Peki ya hiçbiri sonuç vermezse? Bu durumda bir salıncak bulup sallanıncaya kadar […]

Devamını oku



Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up