menu Menü
başrolün omuriliğine silah kabzasıyla vuran dublörün macerası
bu çizgiler boyanmıyor alnımda. avuçlarımı tokmaklar öpüyor. kapılar ve keder.
Yusuf Araf Edebiyat, Şiir
İpucu, Üç kat Geri Göç Mevsimi İleri

/Dikkat! Lirik çıkabilir… /

hep sesimi kanattı sayıkladığım adlar
bu suskunluğun suçlusu da benim 

sular tenimi kayırıyor bu pıhtılaşan çamurdan
biliyor muyuz ölümleri, zulmü biliyor muyuz
elimin necedir taştan ekmekler tanıdığını
genzimde lav, saçımda bit bulduğunu kuşların
biliyor muyuz niçin çiçekleri öpüyor diken

tanrı war-dır

ölüm. bunca zevata dahi kapımızın ardında
bilirsin. azrail de yorulur. o da eğilir serin sulara.
kuruyan genzini bir derede sevgilisine kavuşturur. dinlenir.
ayaklarını uzatır toprağa. kavlini gömer, öfkesini bayıltır.

ölmek de yorulur
bu çizgiler boyanmıyor alnımda. avuçlarımı tokmaklar öpüyor. kapılar ve keder.

sabahları baktığımız aynayı geçerken ettiğimiz ihanet.
bir çift gözde kendimizi görünce büründüğümüz inkâr.
tanrı war-dır

kalbimdeki tenhayı tanıyorum.
duyuyorum ağızlardan sözler çalan ağızları
şapırdıyor adımı diyen sesler. çirkinim. esmerim.
-benim de gözlerim renkliydi. küçükken sarışındım-

tanrı war-sa ben;
kuyudayım (klasik evet) 

hırpalanmak eşyalara yaraşır diyor yankım
hırkalar peygamberlere

Bunu paylaşın:


Geri İleri

keyboard_arrow_up