menu Menü
İpucu, Üç kat
Daha orada değilken, daha sessizliği yutarken çıkan sözcüklerim ayrılmış zamanların renklendiricisi - eklemek istenilen başlıklar bir sürü metne ve yönlendirmeler etrafında toplanmışken bir panoptikon içerisinde yaşadığımızı söylemek bir bilge lafı olmaz, bilirsin, düş karakteri olarak seyirciye konuşmak da düş karakterine karşı konuşmak da hoştur dolayısıyla hayalet olarak geziyor büyücü, görmeye çalışabilirsin.
Batuhan Çağlayan Edebiyat, Şiir
Geri başrolün omuriliğine silah kabzasıyla vuran dublörün macerası İleri

I.

Derin uykuya daldık – uyanmak aralığı olmayan bir zaman aralığı. Henüz karanlığı sindiremeden; henüz derilerin kapatamadığı yaraları yeterince yalayamadan; henüz ayağımıza yapışan kiri bir ahtapota yapıştırmadan; henüz kentin sokaklarda yürümekte olan tozlarını bir kavanoza hapsetmeden; henüz gündüzlere erişemeden geceyi yaşamaya karar verdik. Uzun soluklu şarkılar söyledik ardından gittikçe sıcaklaşan gezegenin üstünde ham bir şiiri koyup pişmesini bekledik: Yalanın meşruiyeti bitmeden, ölümün saygınlığı geçmeden, tarihlerin itaatkarlığı çözülmeden, buzlar eriyip düzlük alanlar sular altında kalmadan yeni bir hayvan neslini yok etmeliyiz; ve tehlikesine yenisini sokmalıyız – yeni bir duyar için. Ardından ellerimizi kaynayan suya daldırmalı, köpüren ağzımızı azdırmalı, kanayan noktayı derinleştirmeli, çarpıntıları daha şiddettleştirip yeni bir aşamaya geçmeliyiz uyumakta. Göğsümüzde kavuşturduğumuz elleri o zavalılıktan kurtarmalıyız, (ama nasıl?), tam da çaresizliğin içerisinde yüzmekteyken. 

Daha orada değilken, daha sessizliği yutarken çıkan sözcüklerim ayrılmış zamanların renklendiricisi – eklemek istenilen başlıklar bir sürü metne ve yönlendirmeler etrafında toplanmışken bir panoptikon içerisinde yaşadığımızı söylemek bir bilge lafı olmaz, bilirsin, düş karakteri olarak seyirciye konuşmak da düş karakterine karşı konuşmak da hoştur dolayısıyla hayalet olarak geziyor büyücü, görmeye çalışabilirsin.

II.

Sınırları çizmeye devam

artık vatansızlık yeni kimlik

ve onun bastıranın (benim) ilacı

              takipçilerinin soysuzluğu;

              teker 

              teker

              kana kana

              doya doya

              içtiği hayvan derileri.

Avlanmaya devam – harp bir

                                 kayboluşun içerisi,

                    hendeklerden tutun

                    siperlere kadar

                    çeşitlilik gösteren yeni

                    savaş planlamaları:

SALDIRIN ASKERLER!

                    (Karargahta keyifler yerinde efendim.)

ALKOLLERİMİZİ GETİRİN!

                    (Topraklarımızı genişletiyoruz efendim.)

ÖLMEYE VE ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİN!

                     Devam edin mitingler düzenlemeye

                     özgürlükçü takipçiler,

                     ben sessizlik zenginliğine sahibim, ben döneğim, ben değişebilirim;

şiirin poetikasını şiirin içerisinde veririm:

         Her başlangıç sonunu da planlar

         Nerede yan çizeceğini, nerede değişeceğini öngörür. 

         Devinim sürmedikçe noktadan çizgilere geçilmez

         ve çizgiler bir külab oluşturmaz – bulanık görünüm içerisinde yüzeceğimiz.

Sınırları çizmeye devam

artık vatansızlık yeni kimlik

ve onu bastıranın (benim) ilacı

            yeni bir iksir

tekrardan görünümünü değiştirecek olan.

III.

Ancak saldırılar uzun geceler devam eder. Kayıt başlar ve haberciler durumu belirtir merkeze: Modern zamanda mezarlıklara gerek yok, herkes ölüsünü taşıyor. 

Davetler asılı boynumuza

o davetleri tanımıyoruz

tehditkar davetlerimiz

gözlerimizi istiyor: Buyrun.

İğrençlikleri barındıran

kesik söylemlerimize

kulak neye göre

anlama çabasına girer?

Ancak saldırılar uzun geceler devam eder. Kayıt başlar ve haberciler durumu belirtir merkeze: Modern zamanda mezarlıklara gerek yok, herkes ölüsünü taşıyor.

Kimden geldiğini

biliyoruz davetin

ve onun dilinin

kesilmesini

büyük bir iştahla

kesilmesini söylüyoruz

ardından ziyafetimiz

onun dili ve davetiyle başlıyor.

Ancak saldırılar uzun geceler devam eder. Kayıt başlar ve haberciler durumu belirtir merkeze: Modern zamanda mezarlıklara gerek yok, herkes ölüsünü taşıyor.

Bunu paylaşın:


Geri İleri

keyboard_arrow_up