menu Menü

Salla

Bir fikir bekliyorum. Fikir düşünmenin meyvesidir, diyorum, hoşuma gitmiyor. Belki de metaforlarla düşünmeyi bırakıp şu televizyon kadar çıplak olmalıyım. Direkt görüntüyü sunmalı sonra da onu gürültüyle bastırmalıyım ya da her şeyi bırakıp bıyıklarımdaki telleri saymalıyım neden olmasın veya bu yaşıma kadar kaç kere tırnaklarımı kestiğimi hesaplayayım. Ortalama bir sayı beni yaşadığım dünyanın gerçeklerine yaklaştırabilir mi? O halde bu pet şişelerde kaç tane biber var?

I Alnındaki ter damlaları yolunu bulmuş, kaşlarına inmişti. Pencerenin önündeki kanepede eldivenli elleriyle başlarını koparıp koparıp attığı biberlere baktı. Kucağındaki leğen kara yeşil uzunlu kısalı biberlerle dolmuştu. Yanındaki çöp poşetinde biber sapları bütün yüklerinden kurtulup rahat bir nefes almış gibi yığılmıştı.  Bileğinin açıkta kalan kısmıyla alnını sildi. Akşam güneşi pencereden üzerine üzerine vurmuş ancak o yer değiştirmeye üşendiğinden oturduğu […]

Devamını oku


Bâki

Öğrendikçe girdiği girdapta yetinemeyen fotoğrafçı evinin adresini alıyor Bâki’nin. Karşısına çıkıp ne soracağını bilemese de çat kapı girmek istiyor yaşlı adamın yalnızlığına.

İnsanlıktan nasibini almamış yerlere göç edip sakinliğin koynunda huzura kavuşma isteği ile tükenirken bazı hayatlar;yeşilin ya da mavinin hasretinde, kaygının ayakları altında paspas olabiliyor kimi zaman. Ki farkına bile varılamıyor. Biçilen kaftanlarda kader; bazen bir anne gibi acıyı sevmeyen çocuğun yemeğine biber karıştırıyor sırf tadını versin diye. Göz her seferinde seçemiyor biberi ve ayıklanmayan acılarkarışabiliyor hayata. Yüzyıllık bir ağaç gibi […]

Devamını oku



Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up