menu Menü
69 içerik
Edebiyat
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
Mermeray

“Gözlerden küflü kar yağarken Carmen fısıldadı.”

Yol yıl-dırım, yıldız düş-tü.Faili meçhul sislerin içinden yürüyen ağaçlar,Ayaklarda merdiven lekesi,Bir posta kutusunun ağzına bırakılmış kağıt iliği.Sesinde kar yutmuşluk var 03:00 treninin.Parmaklardaki pasın merhametinden çürüdü yüzlerve yüzlerce tragedyanın ağzı kulaklara yapıştı.Kulağı kesik bir operanın kucağındanÇiğ fanus içinde tek bir nota yankılandı:HûHû eyHû ey ay!Ey ay zaman perdeleri!Kapanın ve açılmayın!Mermeray üstünde yatan ölümün cereyan operasını dinleyin!«Ölüm […]

Neşe Usta Ocak 5, 2022 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Adım Rojda

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. 

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. Kapandan dışarıda kalan iki organım var. Sağ gözüm ve sağ elim. Bu satırları güç bela onlar sayesinde yazıyorum. Kapanın tüm ağırlığı üzerimde, bacaklarımı oynatamıyorum, oynatsam kendimi […]

Leyla Özyol Ocak 5, 2022 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
Doğuş Benli: Bir şekilde bana dokunan hikayeler kurgularımı da etkiliyor.

Öyküler anlattığı hikâyenin dışında farklı okumalara müsaade etmiyorsa ona öykü değil de hikâye dememiz daha doğru olur. Öykülerimde anlattığım hikâyenin yanında aslında illa ki başka bir şeyi daha anlatmayı hedefliyorum.

Bugüne kadar birçok dergide ve platformda öyküleri yayınlanan, sevgili Doğuş Benli’nin ilk öykü kitabı Mutluluğumuza, geçtiğimiz günlerde Notoskitap aracılığı ile bizlerle buluşmuştu. Biz de bu güzel söyleşi vesilesi ile ilk kitabın heyecanını sizlerle paylaşmak istedik. Hatice Tosun: Dört yanımız hikâyelerle çevrili. Hayatımız boyunca onlarcasına şahit oluyoruz. Ve öykülerimizi de elimizde kalanlarla kurguluyoruz. Mutluluğumuza bu açıdan okuru doyuran bir kitap. Öykülerinin hayatımızın içinden […]

Hatice Tosun Kasım 28, 2021 0 Yorum 14 dakika Okumaya devam et
Üç Kirpikli Şiir Henüz Değiştirilmemiş Bir Başlığa

Bir adın kalmadığı yerde denenmeyecek dört satırlılar ardından, bir adın kalıyor geriye. Vardığın kesiği, kendi etimden yakıp dolduruyorum. Kalemle değil, kalan son küllü pamukla yazıyorum adını.

Salıncağıma takılan kanca eskiden kalma kabukları soyuyor derimden.Ucunun kenarları yanık bir yamaca düşmüş bedenimi izliyorum artık.Rüzgâr kuzeyden kanıyorYıldız batıdan titretiyor kemikleri.Sen güvercinlerini yolluyorsun evimin çatısınaBen güzden kalma gözlerimleYuvarlıyorum kendimi senden, zemin katın rutubetli duvarına. Omuzlarımda antika karanlık ağırlığımdan umarsızca esrik.Son duruşlaSon savruluşla,Henüz yazmadığın cümlelerdekiBağlaç fısıltısı lâl alevin.Saçlarında kömür tozuGövdemde lastik izi,Aynı yastığa koyduğumuzÜç kirpikli şiirlerElmacık […]

Neşe Usta Kasım 3, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Tarihi Kırıntılar Üzerine Bir İnceleme

Barış Bıçakçı edebiyatını iki temel damar üzerinden değerlendirebiliriz. İlki Baharda Yine Geliriz, Aramızdaki En Kısa Mesafe kitaplarında görülen, Vüs’At O Bener gibi öykücülerden izler taşıdığı, basitin en dirimsel haliyle anlatıldığı, imgeleri sözcüklere şırıngadan damlatır gibi özenle seçtiği anlatı biçimidir. 

“Şimdiki zamanda hep bir şeyler eksik kalıyor. Yaşantılar, duygular eksiksiz olmuşsa geçmişte olmuştur gelecekte eksiksiz olsun diye hayal kurarız ümit ederiz. Şimdiki zaman eksikliğin zamanıdır.” Tarihi Kırıntılar Sf. 142 Bir Mayıs öğleden sonrası Ankara’ da ve tüm şehirlerde eksik olanı ararken, romanın ana karakteri Can’ın, belki de anlatıcının, zihninden geçenleri böyle okuyoruz Tarihi Kırıntılar’ da. Romanın, yazarın külliyatı içerisinde kendisi […]

Eser Kuru Ekim 28, 2021 0 Yorum 6 dakika Okumaya devam et
keten bir mendile sarılmış o çok derin gölge ve barınamayanlar

şimdi düşmüş yuvalar gibi taşın üzerine yatıyoruz

gazeteler üzerinde domates peynir çiğnerkenkazanılmamış bu alanın huzurunda engelleyemediğin şeydir kendini ikiye katlayan şimdi düşmüş yuvalar gibi taşın üzerine yatıyoruzun ufak edileceğimiz yer burası işteceplerindeki yumruğu sıkmak ve açmak gördüğümüz her yoncayı koruyordukanayasaya uymak bunu gerektirirdiçınlayan kürekle büyük bir çukur açacakları yer burası aynı zamandaçok yurtluluk taşıyoruz vealkışların üzerine döküldüğü o taht ağırlaşıyordunerede uyandırılan balta? tornavidası keten bir mendile sarılmış o çok derin gölgede iyilik galip gelmek istemeyebilirkapıyı açmadığın her odaya girmek için kelimelerin yapabileceği şeylerdenkıvrandırmakterletmekbağlarını gevşetmek aşağı bakmamak kuşların güvencesiyle lehimlendi yapabileceğimizin […]

Sultan Gülsün Ekim 26, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Havayazı

Başını eğiyor sonra Hasan. Kendinden hep başkasıymış gibi söz ediyordu önceleri. Başka biriymiş gibi. Hasan içi Hasan oysa. Neden anlattın bunları Hasan? Durup dineliyor. Kendine hatırlattığı ağırlık suratını üç kere deviriyor. Düşük bir çocuk gibi. Hamile kadınlara bakanlar cemiyeti kurulsa diyor. İçinden. Seslense de duyulmayacak. Ağır bir şey havada. Yazılı. Sol işaret parmağını emiyor Hasan. Eski bir ilişkiden kaçmış. Öyle söylüyor. Bahsettiği her şeyi kendinden ayrı gibi anlatıyordu. Güleceğiz diye geldik bir araya. Hüzün sardı dört yanımızı. Garip. Böyle diyor Hasan. Diyecek nice şey varken, böyle diyor.

Katran bir ses düştü. Yüzün eskimesi o zaman anlaşıldı. İşte her şey. Kara bir hevese dönüşüyor. Yavaşça. Derin bir nefes alıyor Hasan. Öyle anlatıyor anlatacağını. Kafalar, hayatlar kadar iyi değil nedense. Üstlerinde gergin bir sessizlik. İçeride boğuk bir şey göneniyor. Koyu bir bulut. Dolanıyor işte.  Söze Hasan başlıyor. “Ne garipti o gün,” diyerek. Anlamsız bir giriş cümlesi olduğunun farkında herkes. İç içe geçen şeyler […]

Usame Yördem Ekim 22, 2021 0 Yorum 6 dakika Okumaya devam et
Milyon Taşı

Sağ kolu doğuştan engelli bir belediye işçisiydi Miskin. İsmi de buradan gelirdi; gelişmemiş koluna yetiştirilmemiş insanlar tarafından takılmış bir lakaptı. Gerçek adını kendisinden başka kimse bilmezdi. Her gece sol kolunun üzerine yatar ve kalbini ezerdi. Bazı günler ölüden sayardı kendini.

Karanlığı güneşe kavuşturma çabasına girişmiş bir saatte, dermanını yitirmek üzere olan yelkovanın tıkırtısı ile bölerdiuykusunu Miskin. Uyku sığınmaktı onun için, uyanmak ise yakalanmak. Gideni geri getirmeyecek yollara bakan pencerede şehrin sesi kesildiği vakitlerde, eşyalar başlardı konuşmaya. Yalnızlık bırakmazdı yakasını; rüyalar, sanrılar hep aynı. Boynunu çoktan bükmüştü kadere. Elinden gelmeyenlerin ardında kayboldukça, kendi sonunu başlangıçtakabullenip tekerrür taşları örülürken etrafına, bu dipsiz […]

Yusuf Uzun Ekim 20, 2021 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
Kırmızılı Kadın

Şiddetli bir rüzgâr esti. Sanki düşüncelerimi bulutlara katıp uzaklara götürmek istiyordu. Saçlarım önüme düştü, duraksadım. Önüme düşen saçlarımı geriye attım ve dizlerimde biten kırmızı kabanıma sıkı sıkı sarıldım.

Kaldırımı adımlarken aklımdan evim geçiyordu. Sıcacık yatağım ve fokurdayan çaydanlığım gözümün önünden ayrılmıyordu. Çıkmadan önce eve dolan güneş ışığına güvenmiş, hava durumunu kontrol etmeden kendimi dışarı atmıştım. Ne büyük hata! Daha caddeye yeni varmıştım ki bulutlar gökte yer edinmeye başlamıştı. Biriken bulutlar birkaç dakika içinde devasa bir çarşafa dönüşerek güneşin önünü kapatmışlar, caddeyi gri ve cansız bırakmışlardı.Gittikçe sertleşen rüzgâr kemiklerime işlemekle kalmıyor,hareketlerimi de kısıtlıyordu. Eve dönmek için durağa yürüyordum. Rüzgâr zaman zaman […]

Mehmet Alper Gök Ekim 14, 2021 0 Yorum 6 dakika Okumaya devam et
Ben, Herkeslerden Lütfen

"yaradan ey yaradan dört yıl değil bin yıl geçse aradan"

gaziler köşkünden bildiriyor ekranlarda rütbe kaç kişi derdest edildi ovada yaylalara rapor geçin canım şimdi sırası mı dönüşümsel kent uzun uzadıya düşünenler için ordumuz iştimada işsiz kalmak için çalışıyorum lütfen  uğultu uğultu uğultuçın çın çın atmosfer hazır ve de eş zamanlı nazır hadi konuşalım seninle fidanlarını satan peyzajı zorunlu olarak yer aldığın satırları sırtına yaslanan ergen sırları falan filanı seviyor – resimli kalp- piçleri sanma […]

Hakan R. Temiz Eylül 29, 2021 0 Yorum 2 dakika Okumaya devam et

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up