menu Menü
72 içerik
Edebiyat
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
Referans

Serin hava iyi geldi. Arkasına bakmadan hızlı hızlı yürüdü. Sokağın köşesine gelene kadar tuttu ağlamasını. Sigarasını arandı, paketle birlikte, katlanıp buruşmuş iki yirmilik eline geldi. Parayı cebine geri koydu. Elleri titrerken sigarasını yakmak kolay olmadı.

Dıt. Başka kasa yok mu? Dıt. On bir elli iki lütfen. Dıt. Ölme eşeğim ölme. Dıt. Akşama kadar bekleyecek miyiz? Dıt. Bakar mısınız, yeni kasa açacak mısınız? Dıt. İki parça şey için. Dıt. İki de Parlement. Oturduğu yerden kalktı. Yan kasadan anahtar alıp geri geldi. Üstteki dolaptan sigara çıkardı. Adam, boğazındaki gıcık yüzünden duraksadı. “Ihım ıhım, iki […]

Doğuş Benli Nisan 21, 2022 0 Yorum 4 dakika Okumaya devam et
Ortasından Seyrekleşen Hayat

Belleğim, elimden tutuyor şimdi, fısıldıyor usulca karşımdaymış gibi Süha: her şeye inanıyorum sen olduğunda ve inanmıyorum nasıl olmazsın burada!

 “Bir intihar olayı okuyunca, insana buz gibi ter döktüren şey, pencerenin demirlerinde asılı duran narin ceset değil, intihardan hemen önce o kalpte olup biten şeydir.”  Simone de Beauvoir Laf olsun diye iyiyim. Biliyorum. Saatlerdir bekliyorum. Süha gelecek de çıkıp işleri halledeceğiz sanıyorum halen, aptal gibi. Anneme kalsa çoktan tekmeyi koyup da yollamak lazımdı şu herifi ya, yapamıyorum. Esasında, benim içimde bir tarafım […]

Usame Yördem Mart 2, 2022 0 Yorum 13 dakika Okumaya devam et
İçi Dolu Su Kuyusu

Dolapta kalmış bir parça beyaz peynirin küflerini izledi uzun uzun. Bir buzağı ile başlayan serüvenin hastane koridorlarında gezinmesini düşündü ve küçük parçaları kemirmeye başladı, değişsin istedi ağzının tadı.

Gölgesi ardına saklanmak isterken güneşin hükmünü yitirdiği bir günde, midesinde sancıyla salonun ortasına uyandı Cahit. Açlıkla terbiye edilen özü bulma çabası kıvranıyordu damarlarında. Kaderi sarmalayan keder her geçen gün onu biraz daha zorlasa da, direncine düşen çığın altında güç bela kullanabildiği elleri onu yeniden doğrultuyordu. Geceleri düştüğü boşlukta üzerine dokuz tahta diziliyor ve yine de sessizce nefes almaya […]

Yusuf Uzun Şubat 28, 2022 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
Mermeray

“Gözlerden küflü kar yağarken Carmen fısıldadı.”

Yol yıl-dırım, yıldız düş-tü.Faili meçhul sislerin içinden yürüyen ağaçlar,Ayaklarda merdiven lekesi,Bir posta kutusunun ağzına bırakılmış kağıt iliği.Sesinde kar yutmuşluk var 03:00 treninin.Parmaklardaki pasın merhametinden çürüdü yüzlerve yüzlerce tragedyanın ağzı kulaklara yapıştı.Kulağı kesik bir operanın kucağındanÇiğ fanus içinde tek bir nota yankılandı:HûHû eyHû ey ay!Ey ay zaman perdeleri!Kapanın ve açılmayın!Mermeray üstünde yatan ölümün cereyan operasını dinleyin!«Ölüm […]

Neşe Usta Ocak 5, 2022 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Adım Rojda

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. 

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. Kapandan dışarıda kalan iki organım var. Sağ gözüm ve sağ elim. Bu satırları güç bela onlar sayesinde yazıyorum. Kapanın tüm ağırlığı üzerimde, bacaklarımı oynatamıyorum, oynatsam kendimi […]

Leyla Özyol Ocak 5, 2022 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
Doğuş Benli: Bir şekilde bana dokunan hikayeler kurgularımı da etkiliyor.

Öyküler anlattığı hikâyenin dışında farklı okumalara müsaade etmiyorsa ona öykü değil de hikâye dememiz daha doğru olur. Öykülerimde anlattığım hikâyenin yanında aslında illa ki başka bir şeyi daha anlatmayı hedefliyorum.

Bugüne kadar birçok dergide ve platformda öyküleri yayınlanan, sevgili Doğuş Benli’nin ilk öykü kitabı Mutluluğumuza, geçtiğimiz günlerde Notoskitap aracılığı ile bizlerle buluşmuştu. Biz de bu güzel söyleşi vesilesi ile ilk kitabın heyecanını sizlerle paylaşmak istedik. Hatice Tosun: Dört yanımız hikâyelerle çevrili. Hayatımız boyunca onlarcasına şahit oluyoruz. Ve öykülerimizi de elimizde kalanlarla kurguluyoruz. Mutluluğumuza bu açıdan okuru doyuran bir kitap. Öykülerinin hayatımızın içinden […]

Hatice Tosun Kasım 28, 2021 0 Yorum 14 dakika Okumaya devam et
Üç Kirpikli Şiir Henüz Değiştirilmemiş Bir Başlığa

Bir adın kalmadığı yerde denenmeyecek dört satırlılar ardından, bir adın kalıyor geriye. Vardığın kesiği, kendi etimden yakıp dolduruyorum. Kalemle değil, kalan son küllü pamukla yazıyorum adını.

Salıncağıma takılan kanca eskiden kalma kabukları soyuyor derimden.Ucunun kenarları yanık bir yamaca düşmüş bedenimi izliyorum artık.Rüzgâr kuzeyden kanıyorYıldız batıdan titretiyor kemikleri.Sen güvercinlerini yolluyorsun evimin çatısınaBen güzden kalma gözlerimleYuvarlıyorum kendimi senden, zemin katın rutubetli duvarına. Omuzlarımda antika karanlık ağırlığımdan umarsızca esrik.Son duruşlaSon savruluşla,Henüz yazmadığın cümlelerdekiBağlaç fısıltısı lâl alevin.Saçlarında kömür tozuGövdemde lastik izi,Aynı yastığa koyduğumuzÜç kirpikli şiirlerElmacık […]

Neşe Usta Kasım 3, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Tarihi Kırıntılar Üzerine Bir İnceleme

Barış Bıçakçı edebiyatını iki temel damar üzerinden değerlendirebiliriz. İlki Baharda Yine Geliriz, Aramızdaki En Kısa Mesafe kitaplarında görülen, Vüs’At O Bener gibi öykücülerden izler taşıdığı, basitin en dirimsel haliyle anlatıldığı, imgeleri sözcüklere şırıngadan damlatır gibi özenle seçtiği anlatı biçimidir. 

“Şimdiki zamanda hep bir şeyler eksik kalıyor. Yaşantılar, duygular eksiksiz olmuşsa geçmişte olmuştur gelecekte eksiksiz olsun diye hayal kurarız ümit ederiz. Şimdiki zaman eksikliğin zamanıdır.” Tarihi Kırıntılar Sf. 142 Bir Mayıs öğleden sonrası Ankara’ da ve tüm şehirlerde eksik olanı ararken, romanın ana karakteri Can’ın, belki de anlatıcının, zihninden geçenleri böyle okuyoruz Tarihi Kırıntılar’ da. Romanın, yazarın külliyatı içerisinde kendisi […]

Eser Kuru Ekim 28, 2021 0 Yorum 6 dakika Okumaya devam et
keten bir mendile sarılmış o çok derin gölge ve barınamayanlar

şimdi düşmüş yuvalar gibi taşın üzerine yatıyoruz

gazeteler üzerinde domates peynir çiğnerkenkazanılmamış bu alanın huzurunda engelleyemediğin şeydir kendini ikiye katlayan şimdi düşmüş yuvalar gibi taşın üzerine yatıyoruzun ufak edileceğimiz yer burası işteceplerindeki yumruğu sıkmak ve açmak gördüğümüz her yoncayı koruyordukanayasaya uymak bunu gerektirirdiçınlayan kürekle büyük bir çukur açacakları yer burası aynı zamandaçok yurtluluk taşıyoruz vealkışların üzerine döküldüğü o taht ağırlaşıyordunerede uyandırılan balta? tornavidası keten bir mendile sarılmış o çok derin gölgede iyilik galip gelmek istemeyebilirkapıyı açmadığın her odaya girmek için kelimelerin yapabileceği şeylerdenkıvrandırmakterletmekbağlarını gevşetmek aşağı bakmamak kuşların güvencesiyle lehimlendi yapabileceğimizin […]

Sultan Gülsün Ekim 26, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Havayazı

Başını eğiyor sonra Hasan. Kendinden hep başkasıymış gibi söz ediyordu önceleri. Başka biriymiş gibi. Hasan içi Hasan oysa. Neden anlattın bunları Hasan? Durup dineliyor. Kendine hatırlattığı ağırlık suratını üç kere deviriyor. Düşük bir çocuk gibi. Hamile kadınlara bakanlar cemiyeti kurulsa diyor. İçinden. Seslense de duyulmayacak. Ağır bir şey havada. Yazılı. Sol işaret parmağını emiyor Hasan. Eski bir ilişkiden kaçmış. Öyle söylüyor. Bahsettiği her şeyi kendinden ayrı gibi anlatıyordu. Güleceğiz diye geldik bir araya. Hüzün sardı dört yanımızı. Garip. Böyle diyor Hasan. Diyecek nice şey varken, böyle diyor.

Katran bir ses düştü. Yüzün eskimesi o zaman anlaşıldı. İşte her şey. Kara bir hevese dönüşüyor. Yavaşça. Derin bir nefes alıyor Hasan. Öyle anlatıyor anlatacağını. Kafalar, hayatlar kadar iyi değil nedense. Üstlerinde gergin bir sessizlik. İçeride boğuk bir şey göneniyor. Koyu bir bulut. Dolanıyor işte.  Söze Hasan başlıyor. “Ne garipti o gün,” diyerek. Anlamsız bir giriş cümlesi olduğunun farkında herkes. İç içe geçen şeyler […]

Usame Yördem Ekim 22, 2021 0 Yorum 6 dakika Okumaya devam et

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up