menu Menü
59 içerik
Edebiyat
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
Erimek

Herkes çeşitli sıfatlar edinmek için büyürken, bebe Alp yaşamaya devam etmek için büyüyecekti. Buna benzer ama edinemeyeceği sıfatlarla ilgili soruları sormaya başlayacağı anlardan korktu Eşref Bey. Bu anların varlığından. Gelecekten. Şu andan.

Yeni yılın ilk günleriydi. Eşref bey, ilk günden gelecek yılın planını yapmaya başlamıştı. Sabah uyanıp ajandasının belirli sayfalarına dokunduğunda ya da yapacağı işlerin bir kısmı kesinleştiğinde, o tarihe kadar olan tüm zamanların çoktan geçtiğini varsayıyordu. Sanki sayfaları saniyeler içinde atlarken, geleceğe doğru zihnini bulunduğu andan olabildiğince uzaklaştırıyordu. Anda kalmaya dair korkuları vardı. Bunlarla yüzleşmek her […]

Gamze Yalçınkaya Eylül 23, 2021 0 Yorum 7 dakika Okumaya devam et
ölüler için son klavsen

baba seni ne zaman düşünsem annemin kapıyı sana açmasına benziyorum

bir ölünün duvağı ben sabahı görüp aralarken gözlerimin yalnız hareketiyle hatırladım elime bulaşan telaşı suyla ovarken dünya çok yeni bir gecikme o yıkılgan gövdesinde bir ölünün bir mezara bakmaktan artmış dalgınlık gibiyim baba seni ne zaman düşünsem annemin kapıyı sana açmasına benziyorum iş çıkışlarına, tütünlü yakana, öksürdüğün salonlara varıyorum sonrası bomonti, cips, tuzlu fıstık ve […]

Hasan Temiz Eylül 18, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Tutmadı Bu Kar

Şarkı bitti, radyonun adı ve frekansı oldukça arabesk bir müzikle beraber günde binlerce kez olduğu gibi dinleyiciye hatırlatıldı ve yeni bir şarkı başladı. Dolaptan çıkarttığı sütü yeni bir tencereye döküp ocağı yaktı. Çocuklar anlamsızca dışarıda dolanıyor, gökten düşen beyaz şeyin kar olup olmadığını anlamaya çalışıyorlardı. Bu şehrin laneti de bu,diye mırıldandı, her yer çamur, hani kar nerede?

Giriş katındaki evinin küçücük mutfağında, yıllardır dinlemekten vazgeçmediği radyo kanalından yükselen şarkıyı duyunca raflardan birinin kenarına iliştirdiği cep telefonunu biraz daha yakınına aldı. Yemeği karıştırmayı bırakıp buğulanmış pencereden bakmaya çalıştı. Eliyle hafif eğik, kalın bir yol çizdi cama. Şimdi görebiliyordu karın tutmadığını, çocukların kar topu yapacak kadar mutlu olmadıklarını, yemek arayan kedileri. Güzel koktu yemek, diye geçirdi içinden mutfağın rutubetli, lekeli duvarlarına vururken en çok […]

Emre Ocaklı Eylül 15, 2021 0 Yorum 12 dakika Okumaya devam et
Sonsuz Olasılıksız Bağdaştırıcı Aygıtı

Temeli bir şeyin ne kadar olası olmadığı üzerine değil ne kadar olası olduğu üzerine kurulu denklem

Temeli bir şeyin ne kadar olası olduğu üzerine değil ne kadar olası olmadığı üzerine kurulu denklem  Benim üç bin kez doğduğum evrende  Seninle karşılaşma ihtimalimi hesaplayan aracı seneler evvel ben beşiğimde bu yaşımı beklerken icat etmişler  Annemin beni emziremediği göğüs kafesinde anahtarı her sabah babamın cebinde unutma ihtimalini öldürecek devinimsel nitelikteki şey.  Kuşların konduğu yer […]

Pınar Çakmaklı Eylül 11, 2021 0 Yorum 2 dakika Okumaya devam et
Ateşkes

“Giderken pencereyi açık bırakmışsınız, rüzgâr kırmış dalını.” dedikten sonra bir eliyle annesinin eline, diğer eliyle sardunya saksısının gövdesine sarılarak tepesinde yaprakları hışırdayan ağacın yansıttığı alacalı gün ışığına gülümsedi gözlerini kısarak. Gizli antlaşmalarının her maddesine koşulsuz uyacağını gösteriyordu göğe verdiği selamla.

Taksinin adliyeye bakan kapısını açtı kadın. Esrik bir ifadeyle bindi. Taksi camının kirinden belli belirsiz okuyabildi “Adliye” yazısını.  Taksinin diğer kapısına doğru yürüdü adam. Daha mağrur bir biçimde açtı kapıyı ve biraz duraksadıktan sonra bindi. Az evvel vuku bulmuş bir muharebenin karşılıklı bayrak tutanları olarak yan yana seyahat edecek olmanın hazmını düşündü. Taksi hareket edinceye […]

Murat Ercan Eylül 8, 2021 0 Yorum 9 dakika Okumaya devam et
Kaldır rabbini balyozunun adıyla

bu hikâyede ya bir karanlık ya bir bataklık olacaktın

I düştüm ve anam böğrümü oyduoydu ve babam bir taş koydukendimle büyüttüm dedim bak koca kaya oldun her kendini doğuruş ısıttı balyozuufala ve kaldır anadan atadan kalma bu yozu ayini anla ve özümse şeytan bellediği kayaya taş atan müminin aksinesarıl balyozunaöfkeni kayaya değil onu yaratana savur  ben bu kayayı sökmek için ısıyı kanımdan aldım ufaladığım taşın tozunu rahmimeoyuğunaysa kendimi […]

Sevgi Esen Eylül 3, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Kan Kardeşler

Copun üstünde kan vardı. Sıkılan biber gazı gözlerini yakmasaydı, belki bunu görebilirdi Sevgi.

Copun üstünde kan vardı. Sıkılan biber gazı gözlerini yakmasaydı, belki bunu görebilirdi Sevgi. Az sonra kafasına indi kanlı siyah kauçuk. Yüzünde acımasız sertliği hissettiğinde yere yığılıp kaldı. Kaşı açıldı, kanı yanağına doğru bir gözyaşıymışçasına aktı. Copun karası hepten al oldu. Dün akşam evinde minik kızının saçlarını merhametle okşayan el, Sevgi’ye bir daha vurmak için tereddüt […]

Utku Şahin Eylül 1, 2021 0 Yorum 2 dakika Okumaya devam et
Leyla ÖZYOL: Farklı gerçeklikler peşindeyim.

Geçtiğimiz yılın Eylül ayında okurla buluşan “Zehra, Zühre, Zeliha ve Suç” kitabının yazarı Leyla Özyol ile konuştuk.

Geçtiğimiz yılın Eylül ayında okurla buluşan “Zehra, Zühre, Zeliha ve Suç” kitabının yazarı Leyla Özyol ile konuştuk. Mizgin Bulut: Zehra, Zeliha, Zühre ve Suç ilk kitabınız. Kitabın bir dosya bütünlüğüne ulaşması ve yayınevinden basıma kadar olan süreç nasıl ilerledi? Bize kitabınızın oluşum sürecinden bahseder misiniz?  Leyla Özyol: Kitabın içindeki öyküleri 2009’dan beri yazıyorum. Son öykümü 2018’de tamamladıktan sonra benim […]

Mizgin Bulut Haziran 22, 2021 0 Yorum 7 dakika Okumaya devam et
su değildim, kuyuyu kemirmeden gelişiyorum kilden

akşamlara ihale edilmiş ve çürümüş bir karmaşa var

elimde süpürgeyle münakaşalar bulupyığınına atmalar istemekteyim bir süre kimse kendini uyanmış hissetmediama bilinçsiz de ölmedibu kelimenin ölçeğini görüyorumtaşlaşmış mesafede uyusa dakeskin bir gürültüyle kafa kafaya vermişçığlığımız uyandırırdı kuyuyu kemirmedenayaklarımı bir dağda kaynatıpbahsettiğim ağacıima ettiğim nehiri doğa bilerekyüksek sesle duyuruyorum:-kas ve liften oyulmuş bu cankilden gelişmektedir alnımdan geriye boynumu tanıyorumve durduruyorum çürümeyigeciktiriyorum adımlarımı ağaç yapılmak istemekteyim ter mayalarındansu değildim […]

Sultan Gülsün Haziran 8, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
İhtilâl sizin oralara da geldi mi?

​“Hayırdır dayı?” dedi “Bugün maaş günü mü?” ​“Lo lo yok” dedi adam “İlla paraya mı gideceğiz?” ​Düzgün güldü. “Ben ne bilem, böyle doluşmuşsunuz arabaya.” Dizel motor sesi, kayalıkların arasında yankılandı. Adamın bembeyaz pos bıyıkları sabah güneşiyle parıldadı. ​“Hele uzatma, dön önüne.” ​Minibüs ovaya indi. Uzakta Munzur Dağları’nın tepelerini bulutlar bir örtü gibi kaplıyor, sabahın beşinde ilçe merkezinde birkaç karga sesinden başka hiçbir ses duyulmuyordu.

Kırmızı minibüs virajların arasından çıktı. Düzlüğe, Pülümür asfaltına doğru ilerledi. Puslu ormanlara sis grisi bulaşıyor, yuvarlak lambaları cızırdayarak ışıldıyordu. Karşı yamaçta bir ceylan koşuyor; Düzgün, ön koltukta yan dönmüş, bir eli şoför koltuğuna yaslı, diğeri kapıda, çamurlu yolları izliyordu. Yan camın buğusunu kazağının koluyla silip arkasına döndü: ​“Hayırdır dayı?” dedi “Bugün maaş günü mü?” ​“Lo lo yok” dedi adam “İlla paraya […]

Hıdır Murat Doğan Haziran 2, 2021 0 Yorum 7 dakika Okumaya devam et

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up