menu Menü
21 içerik
Öykü
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
Adım Rojda

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. 

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. Kapandan dışarıda kalan iki organım var. Sağ gözüm ve sağ elim. Bu satırları güç bela onlar sayesinde yazıyorum. Kapanın tüm ağırlığı üzerimde, bacaklarımı oynatamıyorum, oynatsam kendimi […]

Leyla Özyol Ocak 5, 2022 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
Havayazı

Başını eğiyor sonra Hasan. Kendinden hep başkasıymış gibi söz ediyordu önceleri. Başka biriymiş gibi. Hasan içi Hasan oysa. Neden anlattın bunları Hasan? Durup dineliyor. Kendine hatırlattığı ağırlık suratını üç kere deviriyor. Düşük bir çocuk gibi. Hamile kadınlara bakanlar cemiyeti kurulsa diyor. İçinden. Seslense de duyulmayacak. Ağır bir şey havada. Yazılı. Sol işaret parmağını emiyor Hasan. Eski bir ilişkiden kaçmış. Öyle söylüyor. Bahsettiği her şeyi kendinden ayrı gibi anlatıyordu. Güleceğiz diye geldik bir araya. Hüzün sardı dört yanımızı. Garip. Böyle diyor Hasan. Diyecek nice şey varken, böyle diyor.

Katran bir ses düştü. Yüzün eskimesi o zaman anlaşıldı. İşte her şey. Kara bir hevese dönüşüyor. Yavaşça. Derin bir nefes alıyor Hasan. Öyle anlatıyor anlatacağını. Kafalar, hayatlar kadar iyi değil nedense. Üstlerinde gergin bir sessizlik. İçeride boğuk bir şey göneniyor. Koyu bir bulut. Dolanıyor işte.  Söze Hasan başlıyor. “Ne garipti o gün,” diyerek. Anlamsız bir giriş cümlesi olduğunun farkında herkes. İç içe geçen şeyler […]

Usame Yördem Ekim 22, 2021 0 Yorum 6 dakika Okumaya devam et
Milyon Taşı

Sağ kolu doğuştan engelli bir belediye işçisiydi Miskin. İsmi de buradan gelirdi; gelişmemiş koluna yetiştirilmemiş insanlar tarafından takılmış bir lakaptı. Gerçek adını kendisinden başka kimse bilmezdi. Her gece sol kolunun üzerine yatar ve kalbini ezerdi. Bazı günler ölüden sayardı kendini.

Karanlığı güneşe kavuşturma çabasına girişmiş bir saatte, dermanını yitirmek üzere olan yelkovanın tıkırtısı ile bölerdiuykusunu Miskin. Uyku sığınmaktı onun için, uyanmak ise yakalanmak. Gideni geri getirmeyecek yollara bakan pencerede şehrin sesi kesildiği vakitlerde, eşyalar başlardı konuşmaya. Yalnızlık bırakmazdı yakasını; rüyalar, sanrılar hep aynı. Boynunu çoktan bükmüştü kadere. Elinden gelmeyenlerin ardında kayboldukça, kendi sonunu başlangıçtakabullenip tekerrür taşları örülürken etrafına, bu dipsiz […]

Yusuf Uzun Ekim 20, 2021 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
Kırmızılı Kadın

Şiddetli bir rüzgâr esti. Sanki düşüncelerimi bulutlara katıp uzaklara götürmek istiyordu. Saçlarım önüme düştü, duraksadım. Önüme düşen saçlarımı geriye attım ve dizlerimde biten kırmızı kabanıma sıkı sıkı sarıldım.

Kaldırımı adımlarken aklımdan evim geçiyordu. Sıcacık yatağım ve fokurdayan çaydanlığım gözümün önünden ayrılmıyordu. Çıkmadan önce eve dolan güneş ışığına güvenmiş, hava durumunu kontrol etmeden kendimi dışarı atmıştım. Ne büyük hata! Daha caddeye yeni varmıştım ki bulutlar gökte yer edinmeye başlamıştı. Biriken bulutlar birkaç dakika içinde devasa bir çarşafa dönüşerek güneşin önünü kapatmışlar, caddeyi gri ve cansız bırakmışlardı.Gittikçe sertleşen rüzgâr kemiklerime işlemekle kalmıyor,hareketlerimi de kısıtlıyordu. Eve dönmek için durağa yürüyordum. Rüzgâr zaman zaman […]

Mehmet Alper Gök Ekim 14, 2021 0 Yorum 6 dakika Okumaya devam et
Erimek

Herkes çeşitli sıfatlar edinmek için büyürken, bebe Alp yaşamaya devam etmek için büyüyecekti. Buna benzer ama edinemeyeceği sıfatlarla ilgili soruları sormaya başlayacağı anlardan korktu Eşref Bey. Bu anların varlığından. Gelecekten. Şu andan.

Yeni yılın ilk günleriydi. Eşref bey, ilk günden gelecek yılın planını yapmaya başlamıştı. Sabah uyanıp ajandasının belirli sayfalarına dokunduğunda ya da yapacağı işlerin bir kısmı kesinleştiğinde, o tarihe kadar olan tüm zamanların çoktan geçtiğini varsayıyordu. Sanki sayfaları saniyeler içinde atlarken, geleceğe doğru zihnini bulunduğu andan olabildiğince uzaklaştırıyordu. Anda kalmaya dair korkuları vardı. Bunlarla yüzleşmek her […]

Gamze Yalçınkaya Eylül 23, 2021 0 Yorum 7 dakika Okumaya devam et
Tutmadı Bu Kar

Şarkı bitti, radyonun adı ve frekansı oldukça arabesk bir müzikle beraber günde binlerce kez olduğu gibi dinleyiciye hatırlatıldı ve yeni bir şarkı başladı. Dolaptan çıkarttığı sütü yeni bir tencereye döküp ocağı yaktı. Çocuklar anlamsızca dışarıda dolanıyor, gökten düşen beyaz şeyin kar olup olmadığını anlamaya çalışıyorlardı. Bu şehrin laneti de bu,diye mırıldandı, her yer çamur, hani kar nerede?

Giriş katındaki evinin küçücük mutfağında, yıllardır dinlemekten vazgeçmediği radyo kanalından yükselen şarkıyı duyunca raflardan birinin kenarına iliştirdiği cep telefonunu biraz daha yakınına aldı. Yemeği karıştırmayı bırakıp buğulanmış pencereden bakmaya çalıştı. Eliyle hafif eğik, kalın bir yol çizdi cama. Şimdi görebiliyordu karın tutmadığını, çocukların kar topu yapacak kadar mutlu olmadıklarını, yemek arayan kedileri. Güzel koktu yemek, diye geçirdi içinden mutfağın rutubetli, lekeli duvarlarına vururken en çok […]

Emre Ocaklı Eylül 15, 2021 0 Yorum 12 dakika Okumaya devam et
Ateşkes

“Giderken pencereyi açık bırakmışsınız, rüzgâr kırmış dalını.” dedikten sonra bir eliyle annesinin eline, diğer eliyle sardunya saksısının gövdesine sarılarak tepesinde yaprakları hışırdayan ağacın yansıttığı alacalı gün ışığına gülümsedi gözlerini kısarak. Gizli antlaşmalarının her maddesine koşulsuz uyacağını gösteriyordu göğe verdiği selamla.

Taksinin adliyeye bakan kapısını açtı kadın. Esrik bir ifadeyle bindi. Taksi camının kirinden belli belirsiz okuyabildi “Adliye” yazısını.  Taksinin diğer kapısına doğru yürüdü adam. Daha mağrur bir biçimde açtı kapıyı ve biraz duraksadıktan sonra bindi. Az evvel vuku bulmuş bir muharebenin karşılıklı bayrak tutanları olarak yan yana seyahat edecek olmanın hazmını düşündü. Taksi hareket edinceye […]

Murat Ercan Eylül 8, 2021 0 Yorum 9 dakika Okumaya devam et
Kan Kardeşler

Copun üstünde kan vardı. Sıkılan biber gazı gözlerini yakmasaydı, belki bunu görebilirdi Sevgi.

Copun üstünde kan vardı. Sıkılan biber gazı gözlerini yakmasaydı, belki bunu görebilirdi Sevgi. Az sonra kafasına indi kanlı siyah kauçuk. Yüzünde acımasız sertliği hissettiğinde yere yığılıp kaldı. Kaşı açıldı, kanı yanağına doğru bir gözyaşıymışçasına aktı. Copun karası hepten al oldu. Dün akşam evinde minik kızının saçlarını merhametle okşayan el, Sevgi’ye bir daha vurmak için tereddüt […]

Utku Şahin Eylül 1, 2021 0 Yorum 2 dakika Okumaya devam et
İhtilâl sizin oralara da geldi mi?

​“Hayırdır dayı?” dedi “Bugün maaş günü mü?” ​“Lo lo yok” dedi adam “İlla paraya mı gideceğiz?” ​Düzgün güldü. “Ben ne bilem, böyle doluşmuşsunuz arabaya.” Dizel motor sesi, kayalıkların arasında yankılandı. Adamın bembeyaz pos bıyıkları sabah güneşiyle parıldadı. ​“Hele uzatma, dön önüne.” ​Minibüs ovaya indi. Uzakta Munzur Dağları’nın tepelerini bulutlar bir örtü gibi kaplıyor, sabahın beşinde ilçe merkezinde birkaç karga sesinden başka hiçbir ses duyulmuyordu.

Kırmızı minibüs virajların arasından çıktı. Düzlüğe, Pülümür asfaltına doğru ilerledi. Puslu ormanlara sis grisi bulaşıyor, yuvarlak lambaları cızırdayarak ışıldıyordu. Karşı yamaçta bir ceylan koşuyor; Düzgün, ön koltukta yan dönmüş, bir eli şoför koltuğuna yaslı, diğeri kapıda, çamurlu yolları izliyordu. Yan camın buğusunu kazağının koluyla silip arkasına döndü: ​“Hayırdır dayı?” dedi “Bugün maaş günü mü?” ​“Lo lo yok” dedi adam “İlla paraya […]

Hıdır Murat Doğan Haziran 2, 2021 0 Yorum 7 dakika Okumaya devam et
Göç Mevsimi

Bazı taşları yerinden çıkmış eski kaldırımda yürürken yalnız olmadığını görmenin getirdiği tuhaf bir duygu tüm bedenini sardı. Adımları hızlandı. Sanki yol boyunca gördüğü her kuş sadecekendisinin görebileceği bir biçimde onu selamlıyordu. Bir gün Neriman’la tekrar kavuşacağına olan inancı on yedi günün sonunda hiç olmadığı kadar çoktu.

            On yedi günün sonunda evden çıkıp hayatında ilk defa tek başına meyhaneye gitmişti. Yaşı tutmadığı için Taksim’deki barların kapılarında dikilen güvenlik görevlilerinin arasından sıyrılıp içeri ilk adımını attığı an kadar heyecanlı, ne yapacağını bilemez bir şaşkınlıkla etrafa bakıyor, titreyen ellerine masada bir yer bulmaya çalışıyordu. Biraz da heyecanını dindirmek için bir sigara yakıp etrafı izlemeye […]

Emre Ocaklı Mayıs 20, 2021 0 Yorum 13 dakika Okumaya devam et

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up