menu Menü
29 gönderi
Öykü
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
İlenme Tarihi veya Kimsesizlik Zamiri

Gerçeği unuttum, doğruyu arıyorum. Böyle yazıyorum önce. Anlaşılması zor bir metin, hep kuyular mı doğurur ağzımda? Bilemiyorum. Çok karakterli bir öykü olsun istiyorum, mümkünse tabii, deniyorum. Recep Dayı’nın “yalandan korktuğum kadar yılandan korkmam…” dediği anla başlıyorum önce. Orada, upuzun bir düşünce. Beni bulup buluşturan. İyi ama kiminle? Bulamıyorum. Yine de soruyorum: İnsanın yalnız tarafına ne yapmalı?

“Çocuklar tekinsizdir, annelerse uçurum; olur olmaz düşülür.”                                                                                               Yalçın Tosun Gerçeği unuttum, doğruyu arıyorum. Böyle yazıyorum önce. Anlaşılması zor bir metin, hep kuyular mı doğurur ağzımda? Bilemiyorum. Çok karakterli bir öykü olsun istiyorum, mümkünse tabii, deniyorum. Recep Dayı’nın “yalandan korktuğum kadar yılandan korkmam…” dediği anla başlıyorum önce. Orada, upuzun bir düşünce. Beni bulup buluşturan. İyi […]

Usame Yördem Eylül 13, 2022 0 Yorum 5 dakika Devamını oku
Hatıraları Gömmek

Çok uzun bir bekleyişti. Her şeyin yoluna gireceğine inandığım uzun bir bekleyiş. Bu kez öyle olmayacağına inandığım, aynı berbat dışkının içinde boğulmayacağımı sandığım çok uzun bir bekleyiş. Beni hiçbir şeyin yokluğuyla korkutamazsınız artık. Beni beklemelerin korkunçluğuyla uslandıramazsınız.

Benim büyük büyük dedem Titanik’ten sağ çıkmış. Babam belediyede bir süre temsili milislik yapmış. Dayım bir mafya apartmanında ansiklopedi satıcılığı yaparken bacağından yaralanmış. Belkıs zaten beni hiç sevmemiş. Göz doktoruna artık gözlerimi bozup bozamayacağımı sormak için gittiğimde yaşım yalnızca otuz altıymış. Bunu ben de sonradan öğrendim ki o sonbahar hiçbir şey eskisi gibi olmayacakmış. “Değerler […]

Hıdır Murat Doğan Eylül 9, 2022 0 Yorum 10 dakika Devamını oku
Salla

Bir fikir bekliyorum. Fikir düşünmenin meyvesidir, diyorum, hoşuma gitmiyor. Belki de metaforlarla düşünmeyi bırakıp şu televizyon kadar çıplak olmalıyım. Direkt görüntüyü sunmalı sonra da onu gürültüyle bastırmalıyım ya da her şeyi bırakıp bıyıklarımdaki telleri saymalıyım neden olmasın veya bu yaşıma kadar kaç kere tırnaklarımı kestiğimi hesaplayayım. Ortalama bir sayı beni yaşadığım dünyanın gerçeklerine yaklaştırabilir mi? O halde bu pet şişelerde kaç tane biber var?

I Alnındaki ter damlaları yolunu bulmuş, kaşlarına inmişti. Pencerenin önündeki kanepede eldivenli elleriyle başlarını koparıp koparıp attığı biberlere baktı. Kucağındaki leğen kara yeşil uzunlu kısalı biberlerle dolmuştu. Yanındaki çöp poşetinde biber sapları bütün yüklerinden kurtulup rahat bir nefes almış gibi yığılmıştı.  Bileğinin açıkta kalan kısmıyla alnını sildi. Akşam güneşi pencereden üzerine üzerine vurmuş ancak o yer değiştirmeye üşendiğinden oturduğu […]

Çağatay Uslu Ağustos 6, 2022 0 Yorum 5 dakika Devamını oku
Bâki

Öğrendikçe girdiği girdapta yetinemeyen fotoğrafçı evinin adresini alıyor Bâki’nin. Karşısına çıkıp ne soracağını bilemese de çat kapı girmek istiyor yaşlı adamın yalnızlığına.

İnsanlıktan nasibini almamış yerlere göç edip sakinliğin koynunda huzura kavuşma isteği ile tükenirken bazı hayatlar;yeşilin ya da mavinin hasretinde, kaygının ayakları altında paspas olabiliyor kimi zaman. Ki farkına bile varılamıyor. Biçilen kaftanlarda kader; bazen bir anne gibi acıyı sevmeyen çocuğun yemeğine biber karıştırıyor sırf tadını versin diye. Göz her seferinde seçemiyor biberi ve ayıklanmayan acılarkarışabiliyor hayata. Yüzyıllık bir ağaç gibi […]

Yusuf Uzun Ağustos 3, 2022 0 Yorum 5 dakika Devamını oku
Bir Kutu Süt

Gücüm yetmiyor. Açamıyorum kapısını kahvehanenin, çıkamıyorum dışarıya. Ulan Müslüm, az ekmek ye. Bulsam yerim. Ulan götsüz ne ballı adamsın sen! Bilmiyorum, niye ballı bir adamım ben? Karım beni terk etmek üzere diye mi? Kızım evde aç beni bekliyor diye mi? Babam her gün arıyor: Sana o karıyla evlenme dedim, sana oku dedim, oku adam ol, oku eşek olma! Açıp bakıyorum kitaplara: Hiçbirinde nasıl eşek olunmaz diye bir şey yazmıyor.

Ayla da hakkımı vermiyor. Ne kadar mücadele ettim, tebrik bile etmiyor. Cuma çıkışı kapıldık bir de, bayinin önü kalabalıktı, tutamadım kendimi. Bire on veren bir kupon, yine kızımızın süt parası kaldı sadece cebimde. Oysa dün gece sabaha dek yalvardım, dualar ettim, ne büyük yeminler ettim, hatırladıkça canım acıyor. Ben ne lanet bir adamım diyorum aynalara. Aynalar kırık. […]

Halis Kandemir Temmuz 28, 2022 0 Yorum 7 dakika Devamını oku
Referans

Serin hava iyi geldi. Arkasına bakmadan hızlı hızlı yürüdü. Sokağın köşesine gelene kadar tuttu ağlamasını. Sigarasını arandı, paketle birlikte, katlanıp buruşmuş iki yirmilik eline geldi. Parayı cebine geri koydu. Elleri titrerken sigarasını yakmak kolay olmadı.

Dıt. Başka kasa yok mu? Dıt. On bir elli iki lütfen. Dıt. Ölme eşeğim ölme. Dıt. Akşama kadar bekleyecek miyiz? Dıt. Bakar mısınız, yeni kasa açacak mısınız? Dıt. İki parça şey için. Dıt. İki de Parlement. Oturduğu yerden kalktı. Yan kasadan anahtar alıp geri geldi. Üstteki dolaptan sigara çıkardı. Adam, boğazındaki gıcık yüzünden duraksadı. “Ihım ıhım, iki […]

Doğuş Benli Nisan 21, 2022 0 Yorum 4 dakika Devamını oku
Ortasından Seyrekleşen Hayat

Belleğim, elimden tutuyor şimdi, fısıldıyor usulca karşımdaymış gibi Süha: her şeye inanıyorum sen olduğunda ve inanmıyorum nasıl olmazsın burada!

 “Bir intihar olayı okuyunca, insana buz gibi ter döktüren şey, pencerenin demirlerinde asılı duran narin ceset değil, intihardan hemen önce o kalpte olup biten şeydir.”  Simone de Beauvoir Laf olsun diye iyiyim. Biliyorum. Saatlerdir bekliyorum. Süha gelecek de çıkıp işleri halledeceğiz sanıyorum halen, aptal gibi. Anneme kalsa çoktan tekmeyi koyup da yollamak lazımdı şu herifi ya, yapamıyorum. Esasında, benim içimde bir tarafım […]

Usame Yördem Mart 2, 2022 0 Yorum 12 dakika Devamını oku
İçi Dolu Su Kuyusu

Dolapta kalmış bir parça beyaz peynirin küflerini izledi uzun uzun. Bir buzağı ile başlayan serüvenin hastane koridorlarında gezinmesini düşündü ve küçük parçaları kemirmeye başladı, değişsin istedi ağzının tadı.

Gölgesi ardına saklanmak isterken güneşin hükmünü yitirdiği bir günde, midesinde sancıyla salonun ortasına uyandı Cahit. Açlıkla terbiye edilen özü bulma çabası kıvranıyordu damarlarında. Kaderi sarmalayan keder her geçen gün onu biraz daha zorlasa da, direncine düşen çığın altında güç bela kullanabildiği elleri onu yeniden doğrultuyordu. Geceleri düştüğü boşlukta üzerine dokuz tahta diziliyor ve yine de sessizce nefes almaya […]

Yusuf Uzun Şubat 28, 2022 0 Yorum 5 dakika Devamını oku
Adım Rojda

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. 

Bir kapanın içindeyim. İçeriye az biraz ışık giriyor ama hepsi bu. Koridor, odalar, mutfak gölgeler içinde. Ara sıra güneş uğruyor salona ama orası da gözlerimi kör ediyor ışık geldiğinde, o kadar keskin. Adım Rojda. Kapandan dışarıda kalan iki organım var. Sağ gözüm ve sağ elim. Bu satırları güç bela onlar sayesinde yazıyorum. Kapanın tüm ağırlığı üzerimde, bacaklarımı oynatamıyorum, oynatsam kendimi […]

Leyla Özyol Ocak 5, 2022 0 Yorum 5 dakika Devamını oku
Havayazı

Başını eğiyor sonra Hasan. Kendinden hep başkasıymış gibi söz ediyordu önceleri. Başka biriymiş gibi. Hasan içi Hasan oysa. Neden anlattın bunları Hasan? Durup dineliyor. Kendine hatırlattığı ağırlık suratını üç kere deviriyor. Düşük bir çocuk gibi. Hamile kadınlara bakanlar cemiyeti kurulsa diyor. İçinden. Seslense de duyulmayacak. Ağır bir şey havada. Yazılı. Sol işaret parmağını emiyor Hasan. Eski bir ilişkiden kaçmış. Öyle söylüyor. Bahsettiği her şeyi kendinden ayrı gibi anlatıyordu. Güleceğiz diye geldik bir araya. Hüzün sardı dört yanımızı. Garip. Böyle diyor Hasan. Diyecek nice şey varken, böyle diyor.

Katran bir ses düştü. Yüzün eskimesi o zaman anlaşıldı. İşte her şey. Kara bir hevese dönüşüyor. Yavaşça. Derin bir nefes alıyor Hasan. Öyle anlatıyor anlatacağını. Kafalar, hayatlar kadar iyi değil nedense. Üstlerinde gergin bir sessizlik. İçeride boğuk bir şey göneniyor. Koyu bir bulut. Dolanıyor işte.  Söze Hasan başlıyor. “Ne garipti o gün,” diyerek. Anlamsız bir giriş cümlesi olduğunun farkında herkes. İç içe geçen şeyler […]

Usame Yördem Ekim 22, 2021 0 Yorum 5 dakika Devamını oku

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up