menu Menü
26 içerik
Şiir
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
Mermeray

“Gözlerden küflü kar yağarken Carmen fısıldadı.”

Yol yıl-dırım, yıldız düş-tü.Faili meçhul sislerin içinden yürüyen ağaçlar,Ayaklarda merdiven lekesi,Bir posta kutusunun ağzına bırakılmış kağıt iliği.Sesinde kar yutmuşluk var 03:00 treninin.Parmaklardaki pasın merhametinden çürüdü yüzlerve yüzlerce tragedyanın ağzı kulaklara yapıştı.Kulağı kesik bir operanın kucağındanÇiğ fanus içinde tek bir nota yankılandı:HûHû eyHû ey ay!Ey ay zaman perdeleri!Kapanın ve açılmayın!Mermeray üstünde yatan ölümün cereyan operasını dinleyin!«Ölüm […]

Neşe Usta Ocak 5, 2022 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Üç Kirpikli Şiir Henüz Değiştirilmemiş Bir Başlığa

Bir adın kalmadığı yerde denenmeyecek dört satırlılar ardından, bir adın kalıyor geriye. Vardığın kesiği, kendi etimden yakıp dolduruyorum. Kalemle değil, kalan son küllü pamukla yazıyorum adını.

Salıncağıma takılan kanca eskiden kalma kabukları soyuyor derimden.Ucunun kenarları yanık bir yamaca düşmüş bedenimi izliyorum artık.Rüzgâr kuzeyden kanıyorYıldız batıdan titretiyor kemikleri.Sen güvercinlerini yolluyorsun evimin çatısınaBen güzden kalma gözlerimleYuvarlıyorum kendimi senden, zemin katın rutubetli duvarına. Omuzlarımda antika karanlık ağırlığımdan umarsızca esrik.Son duruşlaSon savruluşla,Henüz yazmadığın cümlelerdekiBağlaç fısıltısı lâl alevin.Saçlarında kömür tozuGövdemde lastik izi,Aynı yastığa koyduğumuzÜç kirpikli şiirlerElmacık […]

Neşe Usta Kasım 3, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
keten bir mendile sarılmış o çok derin gölge ve barınamayanlar

şimdi düşmüş yuvalar gibi taşın üzerine yatıyoruz

gazeteler üzerinde domates peynir çiğnerkenkazanılmamış bu alanın huzurunda engelleyemediğin şeydir kendini ikiye katlayan şimdi düşmüş yuvalar gibi taşın üzerine yatıyoruzun ufak edileceğimiz yer burası işteceplerindeki yumruğu sıkmak ve açmak gördüğümüz her yoncayı koruyordukanayasaya uymak bunu gerektirirdiçınlayan kürekle büyük bir çukur açacakları yer burası aynı zamandaçok yurtluluk taşıyoruz vealkışların üzerine döküldüğü o taht ağırlaşıyordunerede uyandırılan balta? tornavidası keten bir mendile sarılmış o çok derin gölgede iyilik galip gelmek istemeyebilirkapıyı açmadığın her odaya girmek için kelimelerin yapabileceği şeylerdenkıvrandırmakterletmekbağlarını gevşetmek aşağı bakmamak kuşların güvencesiyle lehimlendi yapabileceğimizin […]

Sultan Gülsün Ekim 26, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Ben, Herkeslerden Lütfen

"yaradan ey yaradan dört yıl değil bin yıl geçse aradan"

gaziler köşkünden bildiriyor ekranlarda rütbe kaç kişi derdest edildi ovada yaylalara rapor geçin canım şimdi sırası mı dönüşümsel kent uzun uzadıya düşünenler için ordumuz iştimada işsiz kalmak için çalışıyorum lütfen  uğultu uğultu uğultuçın çın çın atmosfer hazır ve de eş zamanlı nazır hadi konuşalım seninle fidanlarını satan peyzajı zorunlu olarak yer aldığın satırları sırtına yaslanan ergen sırları falan filanı seviyor – resimli kalp- piçleri sanma […]

Hakan R. Temiz Eylül 29, 2021 0 Yorum 2 dakika Okumaya devam et
ölüler için son klavsen

baba seni ne zaman düşünsem annemin kapıyı sana açmasına benziyorum

bir ölünün duvağı ben sabahı görüp aralarken gözlerimin yalnız hareketiyle hatırladım elime bulaşan telaşı suyla ovarken dünya çok yeni bir gecikme o yıkılgan gövdesinde bir ölünün bir mezara bakmaktan artmış dalgınlık gibiyim baba seni ne zaman düşünsem annemin kapıyı sana açmasına benziyorum iş çıkışlarına, tütünlü yakana, öksürdüğün salonlara varıyorum sonrası bomonti, cips, tuzlu fıstık ve […]

Hasan Temiz Eylül 18, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Sonsuz Olasılıksız Bağdaştırıcı Aygıtı

Temeli bir şeyin ne kadar olası olmadığı üzerine değil ne kadar olası olduğu üzerine kurulu denklem

Temeli bir şeyin ne kadar olası olduğu üzerine değil ne kadar olası olmadığı üzerine kurulu denklem  Benim üç bin kez doğduğum evrende  Seninle karşılaşma ihtimalimi hesaplayan aracı seneler evvel ben beşiğimde bu yaşımı beklerken icat etmişler  Annemin beni emziremediği göğüs kafesinde anahtarı her sabah babamın cebinde unutma ihtimalini öldürecek devinimsel nitelikteki şey.  Kuşların konduğu yer […]

Pınar Çakmaklı Eylül 11, 2021 0 Yorum 2 dakika Okumaya devam et
Kaldır rabbini balyozunun adıyla

bu hikâyede ya bir karanlık ya bir bataklık olacaktın

I düştüm ve anam böğrümü oyduoydu ve babam bir taş koydukendimle büyüttüm dedim bak koca kaya oldun her kendini doğuruş ısıttı balyozuufala ve kaldır anadan atadan kalma bu yozu ayini anla ve özümse şeytan bellediği kayaya taş atan müminin aksinesarıl balyozunaöfkeni kayaya değil onu yaratana savur  ben bu kayayı sökmek için ısıyı kanımdan aldım ufaladığım taşın tozunu rahmimeoyuğunaysa kendimi […]

Sevgi Esen Eylül 3, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
su değildim, kuyuyu kemirmeden gelişiyorum kilden

akşamlara ihale edilmiş ve çürümüş bir karmaşa var

elimde süpürgeyle münakaşalar bulupyığınına atmalar istemekteyim bir süre kimse kendini uyanmış hissetmediama bilinçsiz de ölmedibu kelimenin ölçeğini görüyorumtaşlaşmış mesafede uyusa dakeskin bir gürültüyle kafa kafaya vermişçığlığımız uyandırırdı kuyuyu kemirmedenayaklarımı bir dağda kaynatıpbahsettiğim ağacıima ettiğim nehiri doğa bilerekyüksek sesle duyuruyorum:-kas ve liften oyulmuş bu cankilden gelişmektedir alnımdan geriye boynumu tanıyorumve durduruyorum çürümeyigeciktiriyorum adımlarımı ağaç yapılmak istemekteyim ter mayalarındansu değildim […]

Sultan Gülsün Haziran 8, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
İpucu, Üç kat

Daha orada değilken, daha sessizliği yutarken çıkan sözcüklerim ayrılmış zamanların renklendiricisi - eklemek istenilen başlıklar bir sürü metne ve yönlendirmeler etrafında toplanmışken bir panoptikon içerisinde yaşadığımızı söylemek bir bilge lafı olmaz, bilirsin, düş karakteri olarak seyirciye konuşmak da düş karakterine karşı konuşmak da hoştur dolayısıyla hayalet olarak geziyor büyücü, görmeye çalışabilirsin.

I. Derin uykuya daldık – uyanmak aralığı olmayan bir zaman aralığı. Henüz karanlığı sindiremeden; henüz derilerin kapatamadığı yaraları yeterince yalayamadan; henüz ayağımıza yapışan kiri bir ahtapota yapıştırmadan; henüz kentin sokaklarda yürümekte olan tozlarını bir kavanoza hapsetmeden; henüz gündüzlere erişemeden geceyi yaşamaya karar verdik. Uzun soluklu şarkılar söyledik ardından gittikçe sıcaklaşan gezegenin üstünde ham bir şiiri […]

Batuhan Çağlayan Mayıs 26, 2021 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
başrolün omuriliğine silah kabzasıyla vuran dublörün macerası

bu çizgiler boyanmıyor alnımda. avuçlarımı tokmaklar öpüyor. kapılar ve keder.

/Dikkat! Lirik çıkabilir… / hep sesimi kanattı sayıkladığım adlarbu suskunluğun suçlusu da benim  sular tenimi kayırıyor bu pıhtılaşan çamurdanbiliyor muyuz ölümleri, zulmü biliyor muyuzelimin necedir taştan ekmekler tanıdığınıgenzimde lav, saçımda bit bulduğunu kuşlarınbiliyor muyuz niçin çiçekleri öpüyor diken tanrı war-dır ölüm. bunca zevata dahi kapımızın ardındabilirsin. azrail de yorulur. o da eğilir serin sulara.kuruyan genzini […]

Yusuf Araf Mayıs 22, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up