menu Menü
22 içerik
Şiir
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
ölüler için son klavsen

baba seni ne zaman düşünsem annemin kapıyı sana açmasına benziyorum

bir ölünün duvağı ben sabahı görüp aralarken gözlerimin yalnız hareketiyle hatırladım elime bulaşan telaşı suyla ovarken dünya çok yeni bir gecikme o yıkılgan gövdesinde bir ölünün bir mezara bakmaktan artmış dalgınlık gibiyim baba seni ne zaman düşünsem annemin kapıyı sana açmasına benziyorum iş çıkışlarına, tütünlü yakana, öksürdüğün salonlara varıyorum sonrası bomonti, cips, tuzlu fıstık ve […]

Hasan Temiz Eylül 18, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Sonsuz Olasılıksız Bağdaştırıcı Aygıtı

Temeli bir şeyin ne kadar olası olmadığı üzerine değil ne kadar olası olduğu üzerine kurulu denklem

Temeli bir şeyin ne kadar olası olduğu üzerine değil ne kadar olası olmadığı üzerine kurulu denklem  Benim üç bin kez doğduğum evrende  Seninle karşılaşma ihtimalimi hesaplayan aracı seneler evvel ben beşiğimde bu yaşımı beklerken icat etmişler  Annemin beni emziremediği göğüs kafesinde anahtarı her sabah babamın cebinde unutma ihtimalini öldürecek devinimsel nitelikteki şey.  Kuşların konduğu yer […]

Pınar Çakmaklı Eylül 11, 2021 0 Yorum 2 dakika Okumaya devam et
Kaldır rabbini balyozunun adıyla

bu hikâyede ya bir karanlık ya bir bataklık olacaktın

I düştüm ve anam böğrümü oyduoydu ve babam bir taş koydukendimle büyüttüm dedim bak koca kaya oldun her kendini doğuruş ısıttı balyozuufala ve kaldır anadan atadan kalma bu yozu ayini anla ve özümse şeytan bellediği kayaya taş atan müminin aksinesarıl balyozunaöfkeni kayaya değil onu yaratana savur  ben bu kayayı sökmek için ısıyı kanımdan aldım ufaladığım taşın tozunu rahmimeoyuğunaysa kendimi […]

Sevgi Esen Eylül 3, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
su değildim, kuyuyu kemirmeden gelişiyorum kilden

akşamlara ihale edilmiş ve çürümüş bir karmaşa var

elimde süpürgeyle münakaşalar bulupyığınına atmalar istemekteyim bir süre kimse kendini uyanmış hissetmediama bilinçsiz de ölmedibu kelimenin ölçeğini görüyorumtaşlaşmış mesafede uyusa dakeskin bir gürültüyle kafa kafaya vermişçığlığımız uyandırırdı kuyuyu kemirmedenayaklarımı bir dağda kaynatıpbahsettiğim ağacıima ettiğim nehiri doğa bilerekyüksek sesle duyuruyorum:-kas ve liften oyulmuş bu cankilden gelişmektedir alnımdan geriye boynumu tanıyorumve durduruyorum çürümeyigeciktiriyorum adımlarımı ağaç yapılmak istemekteyim ter mayalarındansu değildim […]

Sultan Gülsün Haziran 8, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
İpucu, Üç kat

Daha orada değilken, daha sessizliği yutarken çıkan sözcüklerim ayrılmış zamanların renklendiricisi - eklemek istenilen başlıklar bir sürü metne ve yönlendirmeler etrafında toplanmışken bir panoptikon içerisinde yaşadığımızı söylemek bir bilge lafı olmaz, bilirsin, düş karakteri olarak seyirciye konuşmak da düş karakterine karşı konuşmak da hoştur dolayısıyla hayalet olarak geziyor büyücü, görmeye çalışabilirsin.

I. Derin uykuya daldık – uyanmak aralığı olmayan bir zaman aralığı. Henüz karanlığı sindiremeden; henüz derilerin kapatamadığı yaraları yeterince yalayamadan; henüz ayağımıza yapışan kiri bir ahtapota yapıştırmadan; henüz kentin sokaklarda yürümekte olan tozlarını bir kavanoza hapsetmeden; henüz gündüzlere erişemeden geceyi yaşamaya karar verdik. Uzun soluklu şarkılar söyledik ardından gittikçe sıcaklaşan gezegenin üstünde ham bir şiiri […]

Batuhan Çağlayan Mayıs 26, 2021 0 Yorum 5 dakika Okumaya devam et
başrolün omuriliğine silah kabzasıyla vuran dublörün macerası

bu çizgiler boyanmıyor alnımda. avuçlarımı tokmaklar öpüyor. kapılar ve keder.

/Dikkat! Lirik çıkabilir… / hep sesimi kanattı sayıkladığım adlarbu suskunluğun suçlusu da benim  sular tenimi kayırıyor bu pıhtılaşan çamurdanbiliyor muyuz ölümleri, zulmü biliyor muyuzelimin necedir taştan ekmekler tanıdığınıgenzimde lav, saçımda bit bulduğunu kuşlarınbiliyor muyuz niçin çiçekleri öpüyor diken tanrı war-dır ölüm. bunca zevata dahi kapımızın ardındabilirsin. azrail de yorulur. o da eğilir serin sulara.kuruyan genzini […]

Yusuf Araf Mayıs 22, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Yıkım Armağanı

Bakışlarından akan yol, uzaklığı parçalıyorken bir kuş kanadının izi avuçlarının sarsıntısında.

Bakışlarından akan yol, uzaklığı parçalıyorken bir kuş kanadının izi avuçlarının sarsıntısında.Yüzünde yankılanan bin sükût içingözlerinin yürüdüğü sokaklardaki her kaldırımabirer zarf bırakıyordun:boşluk, yıkım, kalıntı. Boğazında ateş dolusu kuyu.Sesin duyuluyorduyedi katlı bir kiliseden.Kendine uyandığın bir yolculuk sırasında senin uykuna kapanıyordu gözlerim.His devinimi soluk soluğa. An dize dize iken,boylu boyunca uzanır gecenin meçhuliyeti kalem ve kağıda. Bir yıkım […]

Neşe Usta Mayıs 5, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
dona nobis pacem barbarus

neyse ki başın seninle diyip nasıl da sıyrılacağız öyle işin içinden 

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü sevgili dostumuz Sultan Gülsün’ün şiiriyle kutluyoruz.  Aydınlık ve Eşit bir dünya için… *** Şiir: Sultan Gülsün Seslendirme: Mizgin Bulut Mix: Hıdır Murat Doğan *** dona nobis pacem barbarus hırsızlığın ne olduğunu günün 4 saatini kendimize, kalanını sermayedara çalıştığımızda anlıyoruzbize huzur ver barbar,dona nobis pacem barbarus ya da  -bu çarkın dişlileri […]

Sultan Gülsün Hıdır Murat Doğan Mizgin Bulut Mayıs 1, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Kahkahası olan bir slogan

herkes nasıl da haklı birinden bir şey beklerken, biliyorlar

çoraplarımızın ve küpelerimizinbayraklarımızın ve renklerimizinbiz yan yana durmadıkça eşi yokbu yüzden birlikteyiz meydanlarda  siz de varsınız elbetteelinizde sopayla ve kininizleve megafonlardan slogan atmayalım diyen sesinizle iffet kahkahayla yırtılan bir şeymişbuna da bir kahkaha sevgili zıplayanlar  rahatsızlar,  işte tam bu yüzden tüm bu beklentilerin onları çıplak bıraktığı daalıp tenlerine sürdüğü kaygı da                                                        burada işte görüyorlar, korkuyorlarherkes nasıl da haklı birinden bir […]

Mizgin Bulut Nisan 30, 2021 0 Yorum 1 dakika Okumaya devam et
Presokratik Dönemde Lento: Elealı Parmenides

ParmenidesSokrates-öncesi doğa filozofudur ve M.Ö. 515-460 yılları arasındaki bir tarihte İtalya’daki Yunan koloni kenti olan Elea'da yaşadığı bilinmektedir (Diogenes, 2007).  Geleneksel yazım teknikleriyle terkip edilen kozmolojik şiiri sayesinde, Eski Yunan felsefesinin en derin ve zorlu düşünürleri arasında yerini almıştır. Parmenides’in aynı zamanda döneminin yasama ve yönetmesinde figür olduğu literatürde geçmektedir. Ona göre, evrende değişim nesnesi yoktur; var olan gerçek, kalıcı, sürekli ve mutlaktır.  

Parmenides, Sokrates-öncesi doğa filozofudur ve M.Ö. 515-460 yılları arasındaki bir tarihte İtalya’daki Yunan koloni kenti olan Elea’da yaşadığı bilinmektedir (Diogenes, 2007).  Geleneksel yazım teknikleriyle terkip edilen kozmolojik şiiri sayesinde, Eski Yunan felsefesinin en derin ve zorlu düşünürleri arasında yerini almıştır. Parmenides’in aynı zamanda döneminin yasama ve yönetmesinde figür olduğu literatürde geçmektedir. Ona göre, evrende değişim nesnesi yoktur; […]

Sultan Gülsün Nisan 21, 2021 0 Yorum 7 dakika Okumaya devam et

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

keyboard_arrow_up