menu Menü
Dokuzu Geçen Saatler
Muhbet Hanım başına bunların geleceğini bilemezdi. Rüyasında görse, hayır olsun, deyip uyanıverirdi. Başucundaki su bardağının üzerindeki kolalanmış danteli telaşla çeker, alırdı. İçten içe, hep bu korkulu rüyalar için o bardağı orada tuttuğunu bilirdi. Her gece bir bardak su koyardı başucuna, sabahları onu gördüğünde içine bir nebze su serpilirdi sanki. Çünkü içilmemiş bir bardak su onun için her şey yolunda demekti. Onu bir sonraki gece için bekletmez, israf olmasın diye de Ferit’e verirdi. Ferit’le onun odasıydı burası. Her ne kadar uğursuzluk getirir, deseler de dinlememişti Muhbet Hanım, uğuru da uğursuzluğu da onlara kalsın, demişti. Hem cahil kadın değildi inanmazdı öyle şeylere, televizyondaki doktorların da yalan söyleyecek hali yoktu ya.

Gökçe Hatipoğlu

Önceki Sayfa Önceki Sayfa Sonraki Sayfa Sonraki Sayfa
keyboard_arrow_up